tarafından eklendi tarafından eklendi

Sivas’ın fiziki ve manevi dokusunda iki mahalle adı, bir cami, bir zaviye, bir mektep ve bir çeşme ile iz bırakan büyük şahsiyetlerden olan Ali Baba büyük bir ihtimalle 1470’li yıllarda doğmuş ve 1574’de bir asırdan fazla sürdüğü rivayet edilen ömrünü tamamlayıp, dar-ı ukbaya hicret etmiştir.

  Büyük Ali Baba ve torunu Küçük Ali Baba büyük kısmı devrin padişahları tarafından, kendilerine mülk olarak tahsis edilen gelir kaynaklarını vakfederek yukarıda sözünü ettiğimiz müesseseleri inşa ettirmişler ve Sivaslılar ile gelip geçen yolcuların hizmetine sunmuşlardır. 

gezilecekyerler.com, bisikletle.blogspot,


  Bugünkü konağın girişinin üstündeki köşk kısmı ile konağın önündeki çeşme 1815 yılında Benderli Ali Ağa tarafından yapılmıştır. Konağın diğer kısımlarının bu tarihe yakın bir zamanda yapılmış olduğu söylenebilir .Osmanlı döneminde bilhassa 17. ve 18. Asırlardan konağın müştemilatının daha fazla olduğu bilinmektedir. O dönemlerde yazlık ve kışlık odalar, mutfak, kiler, çardak, yolcular için misafirhane(han), anbar, iki ahır, samanlık, kapıcı odası, fırın ve çeşme ile avlu ve bahçesi bulunuyordu.



  Zamanla fonksiyonunu kaybetmesiyle birlikte bugünkü binanın kaldığı anlaşılmaktadır. Bugün bina 7 ana bölümden müteşekkildir. 1- Giriş kısmının sağ tarafında yaşlılar ve evlilerin oturduğu oda 2- Girişin sol kısmında gençler ve bekarların kaldığı oda 3- Semaha, 4- Semahanenin sağ tarafında çilehane 5- Mutfak 6- Semahanenin ikinci katında kadınlar kısmı 7- İkinci katta misafir köşkü.



  Bu haliyle belediyemiz tarafından restore edilerek eski ihtişamına kavuşturulan konak, Ali Baba ailesinin son sakinlerinden olan Susamışlar’ın (Mehmet Nuri Susamış ve Oğulları) adına izafeten Susamışlar Konağı olarak adlandırıldı.

Tekkenin kapatılmasından sonra 1979 yılına kadar ev olarak kullanılmıştır. Bu nedenle zorunlu ihtiyaçlar için Semahanenin kuzeyine mutfak, banyo, tuvalet üniteleri bölünerek eklenmiştir.”

Konum

1945 yılında Sivas Belediyesi tarafından satın alınarak “İnönü Müzesi” adı altında ziyarete açılan konak daha sonra İl Özel İdaresine devredilmiştir.

2006 yılında İl Özel İdaresi tarafından restore edilen konağın bir odasıyla sofasında, 1891–1897 yılları arasında bu konakta oturmuş ve çocukluğunu geçirmiş olan İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün eşya ve fotoğraflarının sergilendiği bir bölüm oluşturulmuş ve diğer odalarla birlikte ziyarete açılmıştır.

Konağın oldukça geniş olan bahçesi ziyaretçilerin dinlenmesine yönelik olarak yeniden düzenlenmiştir.

Fotoğraflar : birtarihsehri.blogspot.com, Erdoğan Önemlibıçak, Gülten Bozdemir

Konum

Abdulvahabi Efendi Abdiağa’nın 1827 yılında yaptırdığı bu konak torunları tarafından Sivas Konağı olarak ihya edilmek ve kültür evi olarak kullanılmak üzere Sivas Belediyesi’ne bağışlanmıştır.


  Tarihi konak, 12 odadan meydana gelip, 2 kattan oluşmaktadır. Üst katında mutfak, büyük salonlu iki misafir odası, iki büyük hol, 2 oturma odası ve bir yatak odası bulunmakla beraber alt katında ise iki oturma odası, bir büyük mutfak, mahzen ve kömürlük mevcuttur.


  Eski Türk evinin bütün sıcaklığını yansıtan bu konak, ilimizde giderek yok olmaya yüz tutmuş nadide Sivas evlerinden güzel bir örnektir.

Fotoğraflar : Ayşegül Kurt, Cumhuriyet Üniversitesi, Sivas Valiliği, Erdoğan Önemlibıçak

Konum


Ulaş ilçemizin Acıyurt Köyünde bulunan tarihi konak, Kara Papak Türkleri’nden Halk Kahramanı Mihrali Bey tarafından 1889 yılında yaptırılmıştır.

2004-2006 yılları arasında onarılarak, yeniden tarih severlerin ziyaretine açılmıştır.

Mihrali Bey, Gürcistan’da doğmuş, 1877 Osmanlı-Rus Harbinde büyük kahramanlık göstermiş ve daha sonra Sivas’a gönderilerek Ulaş’a yerleştirilmiştir. Bir süre Acıyurt’taki konağında kaldıktan sonra Hamidiye alayları içinde yer alan birliğiyle isyanları bastırmak üzere Yemen’e görevlendirilmiş ve orada şehit düşmüştür. Meşhur “İndi m’ola Mihrali Bey Yemene” türküsü onun için söylenmiştir.

Sultan Şehir Sivas’ın en eski mahallelerinden Kaleardı Mahallesinde bulunan 19. yüzyıla ait Akaylar Konağı, Selçuklu Döneminin önemli eserlerinden biri olan Gök Medrese’nin yanı başında bulunan özgün bir Sivas konağıdır. Ayrıca yapım aşamasında bulunan Eski Sivas Mahallesi projesi de konakla komşu durumundadır.

Geleneksel Sivas mimarisinin en güzel konaklarından biri olan yapı bugüne ulaşamayan fırın evi, ahır, çeşme ve hela gibi birimlerle birlikte geniş bir ailenin rahat bir şekilde yaşayabileceği bir şekilde büyük bir bahçe içinde tasarlanmıştır.

Sahipleri tarafından Kültür ve Turizm Bakanlığına bağışlanan konak, şu anda Rölöve ve Anıtlar Müdürlüğü olarak şehre hizmet vermektedir.

Fotoğraflar: TripAdvisor
Translate »